Dün, bugün, yarın ve biraz da hayata dair…
desktoplinux.com sitesinde karşılaştığım bir habere göre lenny’nin paket ağacı yeni kararlı sürüm hazırlıkları için dondurulacakmış. Yeni sürüm için planlanan tarihin eylül 2008 olduğu belirtiliyor sitede.
Sid’e geçmenin de zamanı gelmişti zaten ![]()
Sonunda bir dönemi daha geride bıraktık. Uzun ve yorucu bir dönem oldu, bir o kadarda faydalı. Son bir kaç günü seçmeli aldığım robotics dersinin kahramanı murtazayla geçirdik. SDK ile birlikte gelen örnek kodlardan yola çıksak da, hem örnek kodların hemde naoqi isimili middleware’in yeterince stable olmaması zorladı biraz. Yinede basit hareketleri ve resim çektirmeyi başardık. Bizden önce Emre ruby ile yürütmüştü robotu ama ruby sadece test amaçlı asıl kodlar c++ ile yazılacak bu sebeple biz c++ kodlarını çalıştırmak için uğraştık. Remote compile edip çalıştırabiliyoruz ancak bu istenilen değil kodlar cross compile edilip robot üzerine yüklenebilmeli ve çalıştırılabilmeli uzaktan tetiklemeye gerek kalmamalı. En yakın zamanda yaptıklarımla ilgili dökümantasyonu hazırlayıp göndericem robotik ekibine. Umarım bizim çalışmalarımız bizden sonrakilere faydalı olur. Murtaza dışında dönem genel olarak iyiydi istatistik dışında güzel notlarla geçtim derslerden ve geriye tez dahil 26 kredim kaldı. Sona yaklaşıyoruz artık. Artık daha sık yazmaya çalışacağım, stajla birlikte verimli olacağını düşündüğüm bir dönem beni bekliyor öğrendiklerimi sizinle de paylaşmaya çalışacağım.
Sağlıcakla kalın.
Biliyorum uzun zaman oldu yazmayalı ve herzamanki gibi bahanem yoğunluk. Yazamadığım süre boyunca bir kaç önemli olay oldu. Tabiki en önemlisi Murtazanın aramıza katılması. Resimlerde görülen bu sevimli robot 26 mayıs pazartesi günü saat 11:00 civarında okul sınırlarına girdi. Devamını okuyun »
Uzun zamandır yazamadım. Derslerin yoğunluğu, projeler, kulüp çalışmaları derken kendimi çok yoğun bir dönemin ortsında buldum. Tüm gün oradan oraya koşuşturup akşamlarıda projelerin adımlarını birer birer tamamlamaya çalışıyorum. Tabi sınavlarda cabası. Bu dönem, geçen dönemin aksine principles of programming languages, robotics, microprocessors, image processing gibi oldukça güzel dersler açıldı bende bunlardan azami derecede faydalanabilmek için zorunlu derslerim dışında kaldırabileceğimi düşündüğüm miktarda ders yükü aldım. Sanırım tahminimden biraz daha ağır olmuş napalım her nimetin bir külfeti olacak. Devamını okuyun »
Arkadaşlık ve dostluk hakkında bir kaç satır yazmaktı niyetim Sonra Can Dündar‘ın dostluk hakkında yazdıklarını hatırladım. Aslında bundan başka söyleyebileceğim pek bir şey yok. O yüzden buraya koyuyorum olduğu gibi. Hatırlamak ve unutmamak için.
Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın…
“Nereden çıktın bu vakitte” dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında;
“Gözünün dilini” bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı…
Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. ihtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin.
Devamını okuyun »
Edebiyat bir yolculuktur sayfalardan duygulara, kelimelerden yeni heyecanlara… Yolcusu bir satırda hüzünlenir ötekinde neşelenir, birinde mutlu olur çocuklar gibi, diğerinde derin düşüncelere dalar. Kalemin, gönlün güzelde gördüğünü kağıda anlatma tasasıdır edebiyat. Gözün değilde, gönlün gördüğünü güzele yaraşır biçimde anlatma sanatıdır. Güzeldir hamuru edebiyatın, aracıda amacıda güzel olandır.
Belki yıllar oldu bu yolculuğa çıkmayalı. Ucu bucağı olmayan bir koşuşturmanın içinde savrulup duruyoruz. Kimimiz okul, sınav diyor bunun adına kimimiz iş, güç. Arada bir mola vermeli bu değirmen bizi tamamen öğütmeden. Eski dostun tozlu yaprakları arasında, en azından bir bardak çay molasında, yelken açmalı yeni ufuklara.
Hemen şimdi bir kitap alın elinize ve karıştırın sayfalarını. Bırakın bu yorgun değirmenin çarkları birazda siz olmadan dönsün.
Bugün stresle başa çıkmanın yollarını anlatan bir e-posta aldım. Babam göndermiş. (Stresin alametlerini bende görmüş olsa gerek
) Listedekilerin çoğunu yapmıyorum peki ben stresten muzdarip miyim? İsmini sürekli duyuyorum peki ama nedir bu stres? Biraz araştırdım ve stresin en yaygın tanımının şöyle bir şey olduğunu buldum.
Stres, bireyin duygusal ya da fiziksel durumuna karşı olası bir tehdit sezdiğinde vücudunda ya da beyninde oluşan tepkidir (Hughes, Boothroyd, 1997)
Bu tanım mükemmel olmayabilir, fakat doğrudur. Psikologlar artık bir olayın ya da durumun ancak siz onu tehdit edici olarak algılarsanız stres oluşturabileceğini kabul etmektedir.
İlk programlarında “Merhaba Dünya!” yazan insanlara hep özenmişimdir. Ben ilk programımı yazdığımda, ekrana “Merhaba Dünya!” yazdırmanın adetten olduğunu bilmiyordum. Belkide o zamanlar böyle birşey yoktu. Yanlış hatırlamıyorsam ismimi yazdırmış daha sonra da renklendirmiştim. Bu sebepten olsa gerek ilk programını yazan öğrencileri izlerken buruk bir gülümseme belirir yüzümde sonra ilk programımdan bugüne, yaptıklarım gözümün önüne gelir. Gönül isterdi ki onca sene boyunca daha çok şey öğrenebilseymişim. Zaman ne kadar da kolay harcadığımız bir değer. Olsun henüz yolun başında sayılırım. Çalışmaya devam
Evet bu benim ilk blog girdim en azından burada selam verebileyim şu yaşlı dünyaya. Merhaba Dünya, merhaba dostlarım, arkadaşlarım bundan sonra düşündüklerimi, yaşadıklarımı, yaptıklarımı ve öğrendiklerimi buradan sizinle paylaşmaya çalışacağım. Umarım bir kaç dakikanızı ayırıp iyi, güzel, acı tatlı ne varsa paylaşırsınız benimle. Şimdilik bu kadar, zaman buldukça yazmaya çalışacağım.
Bu günlüğü düşündüklerimi, yaşadıklarımı, yaptıklarımı, öğrendiklerimi kısacası paylaşmaya değer bulduğum iyi, kötü, acı, tatlı herşey hakkında bir kaç satır karalayabilmek için hazırladım.
Burada genellikle atıştırmalık tadında karalamalarım olacak. Aradığınız takım elbiseli, ciddi ciddi yazılarsa üzgünüm yanlış yerdesiniz.